DARK ACADEMIA NEDİR?

Yirmi birinci yüzyılın en önemli getirilerinden birisi de her gün yeni doğan estetik türleri oldu. Bugün sizlerle birlikte hayatımıza özellikle Pinterest ve Tiktok üzerinden girip, hayatımızın her alanına yansıyan estetiklerinden birisi olan Dark Academia’yı inceleyeceğiz.

Dark Academia son dönemlerde ünlenen Cottagecore, Fairycore ve benzeri estetiklerden çok daha temelli bir estetiktir. Bir kere temelleri yüzyıllardır süregelen bir yaşam tarzına dayanmaktadır. Peki bu yaşam tarzı nasıl bir yaşam tarzı?

Dark Academia, isminden de anlaşılacağı üzere akademi üzerine odaklı bir yaşam tarzıdır. Bu yaşantıyı benimseyen kişi sürekli bilginin, öğrenmenin ve kavramanın peşindedir. Öğrenmeye aç kişi öncelikle klasiklerden başlayacağı için de klasik edebiyatı temel almaktadır. Bu estetiği sahip kişi bol bol okuma yapar, şiir yazar. Mümkün olduğunca müze gezileri yapar ve günümüzdeki varyasyonunda sade kahvesini içmeden duramaz. Oxford, Cambridge gibi okul mensuplarının yaşam tarzlarına dayandırılabileceğinden ötürü batı merkezli bir estetiktir.

Dark Academia, fazlasıyla kapsamlı bir yaşam tarzı olduğundan dolayı bu estetik, kişinin kıyafet seçimlerinde de görünmektedir. Bu noktada iki temel rengimiz olduğundan söz edebiliriz. Siyah ve kahverengi. Siyah rengi genelde kıyafetlerde sabit kalmakla beraber kahverengi karşımıza bu estetikte binbir tonuyla birlikte önümüze çıkmaktadır. Benimsenen estetik Gotik mimariyi esas aldığından dolayı keskin fakat her detayın bir tümde birleştiği kıyafet parçalarını görmekteyiz.

DARK ACADEMIA’NIN TEMEL GİYİM PARÇALARI

Fransız yazar ve entelektüel Agnès Poirier’in, Cafe de Flore’den bahsettiği bir yazısında şu cümleleri kurmuştur:

“Görüşmeler yüksek sesli değildi, hava ciddiydi, gözlüklerin arasında kitaplar duruyordu ve ışık tam kararında loştu… Erkekler kadife ceketler, boğazlı kazaklar, kirli tençkotlar giyiyorlardı. Saçları biraz uzun, kadınlarsa makyajsızdı. Kimse modaya uygun giyinmemişti ama herkesin tarzı vardı.”

Poirier’in diğer yazılarında ise boğazlı kazağı benimseyen kişilerin daha çok Parisli yazarlar, ressamlar ve sanatçılar olduğundan bahsediliyor.

Buradan yola çıkarsak dolabınızda Dark Academia üyesi olacaksanız ilk bulundurmanız gereken item bir boğazlı kazak. Boğazlı kazak, sadedir, göze batmaz ancak kendi içerisinde bir kültür barındırmaktadır. Mütevazi bir güç parçası olarak kullanılmaktadır. Yakın tarihimizde bu duruşun en büyük örneği Steve Jobs idi. Peki ya yaz sezonundaysak? Bu noktada boğazlı kazağın Dark Academia’da yer alan yaz versiyonu ise Oxford kesimi gömlekler oluyor. Dark Academia üyelerinin en çok tercih ettiği alt giyim ürününün yüksek belli pantolonlar olması dolayısıyla genelde gömlek, pantolonun içine sokulur. Pantolona ise kemer eşlik etmektedir.

İkinci en önemli itemimiz ise elbette trençkot olacaktır. Trençkot denilince akla ilk gelen ister istemez Burberry olmakla beraber burada bahsi geçen trençkot, markasıyla değil kesimi ve sadeliğiyle öne çıkmaktadır. Üşütse bile rüzgar salınımında zarif bir silüet izlenimi vermesi adına tercih edilmektedir.

Elbette alt giyimimiz pantolonla sınırlı değildir. Dört kesim etek türü Dark Academia estetiğinde görülmektedir. Bunlar ekose etek, kalem etek, pileli etek ve son olarak denizci eteğidir.

Ayakkabı denildiğinde geçmişten günümüze Dark Academia estetiğinin en büyük değişiminin ayakkabılar üzerinden yaşandığı söylenebilmektedir. Oxford ayakkabılardan başlayan serüven günümüzde genel olarak Chelsea botlar ve Dr. Martens’lar üzerinden devam etmektedir. Modern klasik kesimler olarak bu duruma elbette çok şaşırmak gerekmektedir ancak Dr. Martens’lar birçok türde olduğu için her türü de bu kapsama giriyor algısı meydana gelmemelilidir. Eskiden süregelen Mary Janes modeline sahip Dr. Martens’ları esas almak gerekmektedir.

Son olarak aksesuarlara gelirsek antika broşlar ve yüzükler, köklü kültürün göstergesi olarak büyük bir öneme sahip. Bilgi arayışındaki kişinin gözlerinin de bozulması fazlasıyla olası olduğu için genelde geniş camlı kahverengi tonlarında gözlükler tercih edilmektedir. Bu kişinin zamanı da bir hayli önemli olduğundan her zaman siyah veya kahverengi renginde deri, sade bir kol saati kişiye eşlik etmektedir. Ayakkabıların önemi vurgulamışken, kemerin renginin ayakkabıyla uyuşması ise bir zorunluluk olarak değerlendirilebilir.

Kıyafetimizi tamamladığımıza göre bu estetiği daha çok içinizde yaşamak istiyorsanız size öneri filmlerimiz Dead Poets Society ve Kill Your Darlings’i izlemeyi de unutmayın! Bir sonraki Aesthetics 101 yazımızda hangi estetiği görmek istersiniz?